SANATATAK / KOZMOS 2016

sanatatak-2

Sanatatak / Hüseyin Gökçe

Ali Alışır’ın “Kozmos” adlı sergisi; haftanın ilk gününü sendromla karşılayan, diğer günlerini yoğun bir tempoyla geçiren, hafta sonlarını da kölelikten çalınmış iki gün olarak değerlendiren biz modern insanlar için soluklanacağımız, kendimizle ve kâinatla yeniden iletişime geçeceğimiz bir izlek sunuyor.

İnsan kâinatta var olduğundan beri kendisi için işler her zaman yolunda gitmemiştir. Zira evren hakkındaki muammayı anlamak ve evrene ayak uydurmak kolay olmamıştır. Bir de işin içine kendisinin ne olduğunu bilme girince, işler daha da karmaşıklaşmıştır. İlk Yunan filozoflarından ve bilim adamlarından günümüze uzanan insanlık; bilimle, felsefeyle, dinle, edebiyatla, resimle, müzikle, şiirle… kendisini ve evreni anlama ve anlaşılır kılma yolundadır. İşte Ali Alışır’ın Bozlu Art Project Nişantaşı’ndaki “Kozmos” adlı sergisi de, evren ve insan mefhumuna eğiliyor. Kozmoslar arası uyumu, birlikteliği ve ilişkiyi ele alıyor. Haftanın ilk gününü sendromla karşılayan, diğer günlerini yoğun bir tempoyla geçiren, Magma Dergisi’nin mottosuyla söylersek, hafta sonlarını da kölelikten çalınmış iki gün olarak değerlendiren biz modern insanlar için soluklanacağımız, kendimizle ve kâinatla yeniden iletişime geçeceğimiz bir izlek sunuyor.

Kendi karartısına gömülen insan

Ali Alışır son zamanlarda sanal ve gerçeklik konularına odaklanarak, “Sanal Bedenler”, “Sanal Mekânlar”, “Sanal Savaşlar” ve “Sanal Manzaralar” adlı sergilerlerini sanatseverlere buluşturmuştu. Sanatçı bu kez “Kozmos” mefhumuna yöneliyor. Ve kökleri Pythagoras, Platon ve daha sonra Yeni Plâtonculara kadar uzan makrokozmos (evren ya da dünya) mikrokozmos (insan ya da küçük evren) düşüncesini kendisine referans alıyor. Muhammet İkbal’in “Ben insana sığabilene evren, evrene sığamayana insan derim” sözüyle özetleyecek olursak, tam da bu düşünceden yola çıkıyor. Her sanatçının kendi yorumuyla bir şeyleri kendisine dert edindiği gibi, Ali Alışır ‘Kozmos” meselesini fotoğraf yoluyla aktarmaya çalışan bir sanatçı. Peki, nedir Alışır’ın derdi? Devletle, iktidarlarla, savaşlarla, ekonomik şiddet ve bir sürü nedenden dolayı iyice kendi karartısına gömülen ya da çoğu zaman Gregor Samsa gibi uyanan insanın evrenin bir parçası olduğunu hissettirmek. İnsanı kendi içinde ve kâinatla birlikte bir keşfe çıkarmayı amaçlamak. 

Ruha yayılan mistik bir hava 

Bozlu Art Project’in kapısını çaldığımda Alışır’ın fotoğraflarında hissedilen mistik bir havayla karşılaşıyorum. Sergi salonunda devam ettikçe gözden ruha doğru yayılan mistik bir hava eşlik ediyor… Siyah fonun evren ve boşlukla benzerlik kurulduğu fotoğraflarda kent hayatının içindeki insan figürleri koşuşturmaca halinde. Siyah fon içindeki renk kullanımına paralel, fotoğraf karesine girmiş insan bedenleri kendisini çevreleyen balona benzer bir katman içinde sunulmuş. Dünyanın herhangi bir kentinin her hangi bir meydanında, bir şeylere yetişme telaşında görülen insanın hareketliğiyle milyarlarca yıldır hareket halinde olan evren arasındaki benzerliği görünür kılmış Alışır. “Kozmos” kavramının “güzel ve “düzen” sözcüklerini çağrıştıran kullanımının aksine Alışır, kaosa vurgu yapıyor.  Zira modern dünyanın yarattığı türden bir kargaşa gözleniyor eserlerde. Fotoğraflarda dikkat çeken detayı ise DNA kodları oluşturuyor. Bu kodlar fotoğraflara bir derinlik sağlıyor. Ayrıca hayati öneme sahip bu yapıyla kâinatta yer alan canlıların ortak özelliği vurgulanmış.

Gözlerinizi kapatarak dinleyeceğiniz bir yolculuk

Sergi salonunda yol alırken Alışır’ın “Memory 3” adlı enstalasyon çalışması göze çarpıyor. Karanlık bir ortamda yer alan iki LCD televizyon birbirine DNA sarmal yapısıyla bağlanmış. Televizyonlardaki görüntülerde, geçmişten günümüze uzanan bir yolculuğunun yanında, nereden nereye savrulduğumuz ya da geldiğimiz aktarılıyor. Makro kozmostan mikro kozmosa oradan da en küçük yapı taşı olan hücrelere doğru bir akış var. Aynı zamanda hatıraya ve anımsamaya yardımcı bir durak serginin bu yeri. Sergi salonunda ilerlerken siyah bir perdeden girdiğinizde ve tavana doğru baktığınızda bir video gösterimi var. Evrenin kendi gürültüsünün yer aldığı videoda, göğe ve daha uzaklara doğru gözlerini kapatarak dinleyeceğiniz türden bir dalıp gitme sağlanmış.

Kendinizle ve evren arasında bir yolculuğa fotoğraflar yoluyla çıkmak isterseniz “Kozmos” adlı sergiyi 20 Ekim’e kadar Bozlu Art Project’te görebilirsiniz. 

http://www.alialisir.com

Reklamlar