POSTMORTEM yada POSTMODERN

1655993_723455264345046_1090752298_n

POSTMORTEM yada POSTMODERN

(Ölüm Sonrası yada  Modern sonrası)

Elimde eski bir dergideki karikatüre bakıyorum;bir  adam çağdaş sanatlar müzesinde soyut yapıta benzeyen bir heykelin önünde duruyor. “Bu yapıt neyi temsil ediyor?” diye yanındakine soruyor.Tam o sıra yapıttan bir ses geliyor:  “Sen neyi temisil ediyorsun?”

Bu temsil etme ve anlam taşıma sorunu modern dönemden günümüze kadar en fazla tartışılan konulardan biri oldu.21.yüzyılın sanatında ortaya çıkan tek sorun ise şu: “anlamın yok olması konusunda ne kadar ileriye gidilebilir?”

Şurası kesin ki sanat dünyası artık sanata o eski derin anlamı ve inancı beslemiyor.Artık hem moda hem de sosyatik sanat tabiri ile herkes bir bayağlık içinde sanatçı olmadığını iddia ediyor.(Sanat piyasası dışındaki herkes de sanatçı olduğunu).Bu inançsızlığın arkasında bir Dandy tavır yok.Boşluğa bakan içsel yolculuk yapan bir Buddha yok.Hiçbirşey yok.Bu inançsızlığın arkası sadece sert bir gerçekliği barındırıyor, o da ; sanat piyasası ve kapitali.

1898075_723455304345042_1919210393_n

Belki de sanatçılar bu yüzden tam da yapmaları gerekeni yapıyorlar.Bu inançsızlığı besleyen yapıtlar ortaya koyuyorlar.Bu yüzden çağdaş sanat bir çok eski yapıttan alıntılarla yoluna devam ediyor.Onun için yeni olma iddiası yok.Çünkü çağdaş sanat için gelecek zaman yerine hep şuan var.Bu yüzden herşey anlık ve geçici…

Bu bağlamda Post Modernizm’in hertürlü düşüncenin ve eylemin ikinci kez doğmaya aday olduğu bir dönem olduğu söylenebilir.Eğer bir zamanlar Avrupa (Rönesans) sanatı “kültürü”  ve yaşamı temsil ediyorsa bugün Amerikan (Çağdaş Sanat) sanatı ikinci kez doğumu  ve “kültürsüzlüğü” temsil ediyor.

Bizler ise ister Doğu’lu isterse Avrupa kültürüne sahip sanatçılar olalım gülünç bir biçimde bu modern kültürsüzlüğü takip ediyoruz.Uzun zamandan beri bu kültürsüzlüğü öğrenelim diye bu mutsuz bilinçsizliği ve melankoliyi tercih etmiş durumdayız.

7785_723455341011705_1903967764_n

Eskiden şöyle bir gelenek vardı: -Fotoğraf çok yeni ve pahalı bir yöntem olduğu için- Birçok insan sadece en sevdikleri öldüğü zaman onların fotoğrafını (son bir hatıra olması için) çektirebilirlerdi.Ölüler en güzel kıyafetleri giydirilip ve makyaj yapılmış bir şekilde (ayakta arkalarında dik durmalarını sağlayan kaideler yardımlarıyla) fotoğraflanırlardı.Güzel ve son bir hatıra olması için 19 yy’ın sonunda ölüye sanki ölü değilmiş gibi poz verdirilmesi Post Mortem fotoğrafı olarak adlandırılırdı.(Bu ölünün olduğundan daha güzel fotoğraflanması ozaman muhteşem birşeydi.Çünkü ölü olan fotoğrafta diğer canlı insanlara oranla hep en canlı gözüken oluyordu.)

Günümüzde ise çağdaş sanat ölü fotoğrafçılığını gerçekleştiriyor.Bizlere olup bitmiş ve çoktan bu hayatı terk etmiş kavramların makyajlı hallerini tekrar sunuyor.(Seyrettiğimiz eserler hala birer anlam ve içerik taşıdıklarını düşünülerek sürekli gerçek olduğunu söyleyerek/söylenerek poz veriyor/verdirtiliyorlar.) Aslında bize sunulan yapıtların içeriklerini çok uzun zaman önce terk ettiklerini ve herhangi bir anlam taşımadıklarını biliyoruz ama tıpkı ölü fotoğraflarında yer alan insanlar gibi onların varlığına ve sanatın anlamına inanmaya devam ediyoruz.

İşte bu “ayartma” bir şekilde Postmodernizm denen düşüncenin temelinde yer alan çekiciliği ortaya koyuyor.Üretimden,üretim canavarlığına geçen sanatta uzun zamandan beri çekici ama aurası kaybolmuş imajları ortaya koyuyor.

Çünkü Postmodernistler çok uzun zamandan beri düşünülmüş ve felsefe yapılan şeylerin sona erdiğini biliyorlar ve artık  kültür söylemine gerek duymuyorlar.Yeni çağın kültürü onlar için artık teknoloji,arabalar,trend mekanlar, telefonlar,moda ve makyajdan ibaret.Bu yüzden Modern dönemin gerçekleştiremediğini Postmodernizm pragmatik birşekilde bugün gerçekleştiriyor.

Onun için radikal bir söyleme avangard bir tavra ihtiyaç yok.Varolan sisteme bir alternatif üretme gerekliliği hissetmiyor.Beklenti taşımıyor.Ütopyası yok.Modern dönemin yokluktan aldığı güç çağdaş sanatta fazlalık olarak karşımızda duruyor.(fazla estetik,fazla gerçek,fazla ironik…) Bu kadar fazlalıkla çağdaş sanatın şimdiden bayağlık mertebesine ulaştığı söylenebilir.Çağdaş sanat sözcüğünün anlamsızlığı bu noktada daha fazla hissedilir oluyor zaten ;saçma ve anlamsızken daha fazla saçma ve anlamsız olamaya çabalamak…Bu yüzden artık yeni olanı değil yalnızca bugüne kadar üretilmiş olanı tekrar görmeye muktediriz.

Konun başına dönersek eğer sanatta Modern dönem öldüyse Postmodern dönem ölü fotoğrafçılığı yapıyor. (Postmortem) Kendi kültürünün tükenmişliği  karşısında insanın duyduğu pişmanlığın bir  yansıması olarak Postmodernizm karşımızda duruyor…Belki de Postmodernizmin başarısı burdadır.Ölüler sanatı dirilerden daha iyi yönetebilirler.Çünkü büyük iddiaları ve kaygıları artık kalmamıştır.

Ali Alışır – 2014

http://www.alialisir.com

ali@alialisir.com

Reklamlar