AYARTILMIS DUNYA

 PL Haziran 2014 (dragged)-1

“…Sevgilim, dünyamız çok sıkıcı. Bu nedenle, telepati ya da hayaletler, ya da uçan daireler gibi şeyler yok. Dünya kesin kanunlarla yönetiliyor, ve dayanılmaz derecede sıkıcı. Yazık ki, o kanunlar hiç çiğnenmiyor. Kanunları nasıl çiğneyeceklerini bilmiyorlar…Ortaçağda yaşamak ilginçti. Her evin kendi ruhu, her kilisenin de kendi Tanrısı vardı.

Bu çok sıkıcı olmalı. Gerçeği aramak…O gizleniyor ve siz de onu aramaya devam ediyorsunuz. Bir yeri kazarsınız – Eureka ! Çekirdek, protonlardan meydana gelir. Diğerini kazarsınız- harika! ABC üçgeni A, B ve C kenarının toplamına eşittir.”

Tarkovsky,Stalker’da bu senaryoyu yazdığı andan itibaren 34 yıl geçti.Artık dünya sıkıcı bir yer değil.Gerçeği artık kimse aramıyor.O çoktan abartılı boyutlara ulaşıp ortadan kayboldu.Herhangi gizli bir öğreti ve saklı bir bilgiye de sahip değiliz.Teknolojinin hızlı gelişimi sayesinde basit düşünen varlıklara dönüştük.Bilgi artık her yerde.Bugün sanki yazgılarımız bile birer bigisayar yazılımına indirgenmiş bir durumda.

Sorumluluğun ve iradelerin dijital ağlar yoluyla paylaşılması denetlenmesi, onaylanması veya saptırılması (sosyal medya, facebook,twitter) yeni yaşam kültürümüzü oluşturuyor.Bugün,bizler için anılarımızı (fotoğraflarımızı) depolayan bilgisayarlar ve bunları bizim için gören başkaları var.

Bizler ise 21.yüzyılda düş gücünden uzakta artık anlık paylaşımların dünyasında yaşamaktayız.Düşünce sistemlerimiz adeta teknolojinin ürettiği (hatta yorumladığı) bir elektronik devre şeklini almaya başladı.Bir zaman olağanüstü duyarlılıkta olan düş güçlerimiz de günümüzde dijital sistemlerin basit bir oyununa dönüşüyor.

İnsan iradesine yönelik bu yapay özgürlük,bizlere sürekli baştan çıkaran bir enerji sunuyor;haber,bilgi ve spekülasyon fazlalığı ile şimdiden yaşadığımız sistem içinde oldukça tehlikeli bir noktaya ulaşıyor.

Bundan böyle ABC üçgenin katı kesinliğinden,küresel dünyanın “online” homojenliğine geçmiş bulunuyoruz.Benzer ağ grupları ve birbirine karşıt gibi görünen sosyal medya grupları zaman geçtikçe bu sanal ortama hangi gerçekliğin karşı durabileceğini bizlere sorgulatıyor.

Belki de yaşanan bütün bunlar insanlığın kendinden daha üstün olana teslimiyetinin son halkasıdır.Çünkü yapay sistemlerin bir alternatifi yok gibi gözükmektedir.

Daha şimdiden dijital teknoloji,bir zamanlar anlarımızı kaydetmemize yarayan klasik fotoğrafın bile “rastlantı” özelliğini elinden almış gözüküyor.Gündelik yaşamının belirsizliğinden beslenen klasik fotoğraf da günümüzde teknolojinin gelişmesiyle beraber alternatif gerçekliğini kaybetmiştir.Artık fotoğraf sanatı dünyanın anında imgesel düzeyde müdahale edilebildiği bir platforma dönüşmüş durumdadır.

PL Haziran 2014 (dragged) (dragged)Fotoğraf sanatı artık nasıl yansıtıcılar ve negatifler kullanmıyorsa,sanal ve yapay sistemlerinde artık yansıtıcıları negatifleri kalmamıştır (yani alternatifleri ortadan kalkmıştır).Gelecekte sanal platformlarda yaratılan ideallerin, düşüncelerin de bir alternatifi olmayacak gibi gözükmektedir.

Düş gücünden uzakta,bütün kategorlilerin ve bütün kavramların birbirine karıştığı bir dünya artık sıkıcı bir yer olmaktan çıkmıştır.Işıklı reklam panoları,ekranlar,görsel imajlarla çevrilmiş bir dünyada artık herşey aynı anda hem eğlenceli,hem estetik,hem politik,hem de cinsel bir görünüme sahiptir.Eğlencenin ve gösterinin dozu arttıkça,ödenmesi gereken bedel de artmaktadır.

Binlerce yıllık oyunun kurallarının değişmesi ve  dünyanın sıkıcı bir yer olmaktan çıkmasının nedeni oyunun artık ahlak dışı olmasıdır.Eskiden hayatlarımıza egemen olan katı gerçeklik günümüzde sürekli ayartılmaktadır.Moda ve reklam gibi tüketim sektörünün sürekli yaptığı ise her türlü  yasak ve fantazmalara özgü bir çekicilik getirerek bu sistemi beslemektir.

Bu görsel şölen ve iletişim çılgınlığı insanları büyülümekte ve sürekli zevk almasını sağlamaktadır.Bu baştan çıkarma sanki herkesin sessizliğini bozmaya  ve  sırlarını açıklamaya zorlamaktadır.(Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar ve tartışmalar).Oysa eskiden bu görüntü dünyasından uzak olmamız düşler kurmamızı sağlardı.Ayartılmamış bir göz sanki büyülenmeye mahkum edilmişti.Günümüzde ise hepimiz görülüp bile konuşmaya değmeyecek şeylere kulak kabartmak durumundayız.Bunlar ayartılmış bir dünyanın içinde hertürlü  duygunun,düşüncenin ve eylemin kaybolup gitmesine neden olmaktadır.

Tarkovsky’nin senaryosuna geri dönersek;dünya sıkıcı bir yer değildir artık.Çünkü sıkıcı olabilecek hiçbir gerçekliğe yer kalmamıştır.Gök kubbe adeta bir tür heycan plazmasına dönüşmüş durumdadır.Her evin kendi ruhu, her kilisenin kendi Tanrısı – günümüzde tapınma duygusu ortadan kalktığı için – yerini teknolojinin konforluğunda imajlara hayranlıkla bakan insanlara bırakmıştır.Artık yeni çağın kilisesi teknoloji,evleri de görüntülerin diktatörlüğü altındadır.Bireyler ise hertürlü dijital yüzeyde kaybolup giden bir ışığa dönüşmüştür.

Ali Alışır – 2013

www.alialisir.com

ali@alialisir.com

Reklamlar