POSTMODERN NOSTALJI

alisir-1web

Günümüzde dijital teknolojinin hızlı gelişimi (özellikle fotoğrafın icadı) Nostalji kavramını kökten değiştirmiştir.Nostalji, artık asla geri dönülemeyecek olan,geçmişe yönelik bir özlem olmaktan çıkmaktadır.Artık hepimizin hayatında sonsuz bir şimdi var.Dünya üzerindeki bütün bilgi ve haber ağlarının güncel olaylar üzerine aynı anda yoğunlaşması,sürekli canlı yayın yapan haber kanallarının artması ve sürekli gündemi (anları) belirlemesi bize ait olan o biricik anı (gerçek şimdiki zamanı) ortadan kaldırmaktadır.

Nostalji kavramı ise gerçek zamandan soyutlanmış bir andır.Dönüş, yunancada “nostos” demek,”algos”, keder anlamına gelmektedir. Yani nostalji aslında doyurulamamış dönüş arzusundan kaynaklanan bir keder anlamına gelmektedir.Bu doyurulmamış dönüş arzusu günümüzde haber ve imaj bolluğuna doymak bilmeyen bizler içinde bir keder anlamını taşıyor.Bizler de bugün geçmiş özleminden çok yaşanılan anın eksikliğini (umutsuzluğunu) yaşıyoruz.

Arşivlerde yada geçmişte karelere hapsolmuş anlarla kurulan nostaljik bağlantı,çağımızda derinliği ve doğallığı kalmayan sürekli görünüşünü göstermek isteyen ve baştan çıkaran varlığın anlarına bırakmıştır.Artık varlık “ben ordaydım ve varım dememektedir”.”Ben sadece büyüsü bozulmuş bir görüntüyüm” demektedir.Sanki içimizi sızlatan geçmiş zamandaki görüntülerdeki bu nostaljik gerçeklik canlı,bizler ise ölüyüz.Bunun en önemli nedenlerinden biri bizlerin gerçek  zaman yerine eşzamanlı bir dünyada yaşamamızdan kaynaklanıyor olmasındandır.

Artık tarihi bir anın ve önemli bir görüntünün dijital hayatlarımızın içinde sonsuza dek kalıcı olması mümkün değil.Bunun en önemli nedeni zihinsel özgürlük alanlarımızın suni olarak tekrar ve tekrar yapay olarak sanal platformalarda canlandırılmasından kaynaklanmaktadır.Bizler de artık yokluğa tanıklık eden nostaljik duygulu varlıklar değiliz.Artık geçmişteki fotoğraflarımıza daha az bakıp daha çok görsel depoluyoruz (ve bunlara nerdeyse  bir daha hiç  bakmıyoruz.) Teknolojinin gelişimiyle beraber öylesine çok görsel depolanıp,dijital ağlar yoluyla iletişime sokuldu ki depolanan bukadar yığınla anıya ve görsele bakma zamanımız artık hiç olmayacak gibi gözüküyor.

Diğer bir taraftan enformasyon ve yazılımlar yoluyla “geçmişe özlem” (instegram,retro fotoğraf ve video yazılımları  vs.) hergün nostalji kavramını güçlendirmek yerine onu daha fazla yok etmektedir.Nostalji,artık o ana değil,o anı oluşturan teknolojiye bir övgüye dönüşmektedir.Geçmiş ile olan ilişkimiz entegre ve devreler yoluyla o anı tekrar yaratırken gerçek nostalji kavramını ortadan kaldırmaktadır.Unutma gücümüz ortadan kalkmaya başladıkça,anlık bellek yitimleri hayatlarımıza egemen olmaktadır.

alisir-3web

Eskiden bir fotoğraf karesinde olmak (yada onu çekmek) demek orda olduğumuzun bir kanıtıydı.Bugün ise bir fotoğraf karesinde olmak demek heryerde olabilmenin bir yoludur.Bu bireye her konuda sınırsız bir özgürlük verirken hep başkasının ekranından hayata bakma kavramını da  beraberinde getirmektedir.Bugün bizler sürekli başka kullanıcılar tarafından bakılmış ve paylaşılmış  anları (videoları, fotoğrafları,haberleri) görmekteyiz.Kısacası başkalarının bakışı bizim bakışımız haline gelmeye başlamaktadır.Kendimize ait sandığımız sınırsız özgür eylemler dünyasında başkalarına ait bir enerji ve irade, başkalarının beğeni ve istekleri bizlerin şimdiki bakış açısını oluşturmaktadır.

Tekrar nostalji kavramına dönersek,her yerin değişik ağlar ve yazılım sistemlerle kaplandığı bir çağda nostalji kavramı da -teknolojinin yardımıyla- abartılı bir boyuta ulaşıp kaybolmaktadır.Bu noktada eski fotoğraf karelerindeki derin anlamlar,ideolojiler ve değerler kaybolup gitmektedir.Artık gerçek bir anıya ihtiyaç kalmamıştır.Çünkü anıları oluşturan imgeler  sayısal olarak üretilebilmektedir.O ana tanık olmak yerine kopya olanı yaratmayı tercih ederek fotoğraf çekme eyleminin niteliğinide ortadan kaldırmış bulunuyoruz.

Dünya belki de yakın bir gelecekte imgelerin değil,derinliği olmayan yüksek çözünürlüklü görüntülerin egemenliğinde şekillenecektir.Karanlığın ve en ufak gizemli alanların ortadan kalktığı,tamamen ışıklı alanlardan oluşan anlarımız gün yüzüne çıkacaktır.Böylece gelecekte birgün birileri fotoğraflarımıza baktığında zaman boyutuyla ilgili fikir sahibi olmayacaktır.Çünkü o anı oluşturan bir bakışın raslantısallığı,ışığın mesafesi ile ilişkisi,yavaş yavaş  oluşması söz konusu olmayacaktır.Bu ilişki o anı yaratamadığı için,belkide o gün nostalji kavramından da bahsedilemeyecektir.

Ali Alışır – 2013

www.alialisir.com

ali@alialisir.com

Reklamlar