MACLINE DERGISI – ROPORTAJ

BBB

.

Sanal Savaşlar / Ali Alışır

Fotoğraf sanatçısı  Ali Alışır, 27 Aralık 2012 – 2 Şubat 2013 tarihleri arasında “Sanal Savaşlar” başlıklı yeni serisini Art On Istanbul’da izleyicilere sunuyor. Bizlerde hem yeni sergisi hem de gündem hakkında Alışır ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Macline: Sayın Ali Alışır,öncelikle kısaca  kendinizden bahseder misiniz?

1996 yılında Yeditepe Üniversitesi Grafik bölümünü başarı bursuyla kazandım.Hem okul eğitiminden önce hem de eğitimim boyunca uzun bir süre bölümümün dışında resim çalışmalarında bulundum.Okulu bitirdikten sonra  İtalya’ya taşınma kararı aldım.Dijital teknolojinin fotoğraf sanatı ile geliştiği bir dönemde Floransa’da Academia Italiana’da fotoğraf üzerine master yaptım. Eğitimim boyunca fotoğrafın da resim gibi dijital ortamda işlenebileceğini deneyimledim.Okulu birinci bitirdim.Yurt içinde ve dışında birçok sergiye katıldım ve kişisel sergilerim oldu.Birçok yerli ve yabancı koleksiyonlarda işlerim yer aldı.Şuan Türkiye’de sanat ortamında gördüğüm eksiklikleri gidermek adına ise bugün Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümünde Öğretim Görevliliği yapıyorum.

Macline: Sanal Mekanlar projenizin ardından Sanal Savaşlar ile yeniden sanat ve fotoğraf severlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyorsunuz. Bizlere yeni serinizden bahseder misiniz? Fikir nereden doğdu?

Yaklaşık 1 yıl aradan sonra  sonra “Sanal Savaşlar” sergisi ile izleyicilerle buluşuyorum. “Sanal Savaşlar” sergisi uzun zamandan beri beni derinden etkileyen,yaşadığım coğrafyadaki siyasi ve askeri olayların etkilerinden ortaya çıktı.Ortadoğuda yaşanan savaşlar ve sınırımıza kadar gelen askeri tehditler beni geçmişten günümüze kadar savaş kavramını sorgulamaya yöneltti.

Öncelikle,21.yüzyılın hızla gelişen teknolojileri bize yeryüzünün en acımasız savaşları nın bile “eğlenceli” olabileceğini gösterdiğini söylemek isterim.Amerika’nın körfez savaşıyla başlattığı 11 Eylül saldırısından sonra Afganistan ve Irak ın işgaliyle devam eden süreçte gelişmiş teknoloji ile önceden belirlenen hedefler vuruldu.Gece yarısı evlerimizde,rahat koltuklarımızda sivillerin bombolanmasını televizyonlarımızdan adeta havai fişek gösterisi veya bir video oyununu izler gibi seyrettik.

Geçmişte de büyük savaşlar,işgaller ve kayıplar olmuştu ama hiçbiri bu denli gösterişli ve eşzamanlı icra edilmemişti.Bu teknolojik savaşı diğerlerinden ayıran en büyük özelliği,eğlence ile savaşın iç içe geçmiş olmasıydı.Ticari platforma taşınan  savaş haberleri medya tarafından eğlenceli ve çekici bir görünümde sunuldu. Yaşanan olaylar 24 saat canlı olarak -reality showları aratamayacak tarzda- tüm dünyada yayınlandı.(Bu noktada çok garip birşey daha oldu;Geçmişten günümüze süre gelen savaşçı ve muhabir kavramları bir anda yer değiştirdi.Yayınlanan görüntülerin çoğunluğu muhabirlerden çok  askerlerin yeleklerine ve zırhlı araçların üzerine yerleştirilmiş kameralardan halka ulaştı.Böylece dünya tarihinde ilk defa izleyici  savaştan önce görüntüyle karşılaştı.)

Kısacası Sanal Savaşlar sergisi geçmişten günümüze önemli olan savaşların korkunç yüzünün günümüzde nasıl steril ve eğlenceli bir konuma taşındığını ve bunu sanatsal bir eleştiri  olarak ortaya koymayı amaçlıyor.

Macline:“Sanal Savaşlar” ismi nerden aklınıza geldi?

Sergimin adını “Sanal Savaşlar” olarak belirledim çünkü günümüz,teknolojiyle biçimlenen kendini sürekli yaratan ve yenileyen,bir savaşı ortaya çıkartmakta. Artık savaş denince akla ne ağır topçular,ne konvoylar,ne devasa muhabere alanları nede göğüs göğüse savaşan askerler gelmekte.Çünkü artık eski geleneksel savaş tekniklerinin içeriklerini ve geçerlilikleri yitirdiğini söyleyebiliriz.Savaşların önceliği askeri olmaktan öte,komuta kontrol iletişim sistemleriyle (siber savaş),psikolojik operasyonlarla (medyadaki enformasyon akışı) ve kültürel,toplumsal alanlardaki bilgi akışıyla (internet ve multimedya) gerçekleştirilmektedir.

Diğer taraftan “Sanal Savaşlar” Sergim ile geçmişten günümüze soğuk savaş,sıcak savaş,psikolojik savaş ve sanal bir savaşın izlerini sürebileceğimiz bir düzlemde savaşın günümüzde nasıl bir video oyununa dönüştüğünü ve bireyleri nasıl bir tepkisiz konuma taşıdığını ve silahlara nasıl büyülü bir güç atfedildiğini eleştirerek ortaya koymayı amaçlıyorum.

Macline: Oyun ve medya kavramları adeta iç içe bir hal almış durumda. İnsanlar, enformasyon yağmuru altında adeta ve bu durum sadece “izleyen bir toplumun gözler önüne serilişine işaret ediyor. Sizlerde bu durumu, eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşım göstererek Photoline’da yer alan ve büyük ilgi gören makalelerinizde okurlarınızla paylaşıyorsunuz. Bir kez daha “sanal” olana değindiniz.

Sanal Savaşlar projesiyle bereber enformasyon ağının hızını,karmaşık yapısını, günümüze savaşın nasıl değişik bir platforma taşındığını elektronik devreler yoluyla anlatmayı amaçlamalıyorum.İmaja fazlaca gömülen bizlerin ahlaki olarak savaşa tepkisiz bir konuma taşındığımızı diğer bir taraftanda savaşın suç ortağı konumuna geldiğimizi anlatmaya çalışıyorum.

Yaşadığımız yüzyıl, yüz yüze yapılan savaşlar yerine arayüzler üzerinden gerçekleşen savaşlara bırakmıştır.Nerdeyse savaş gerçekleşmeden önce görüntüleri bize ulaşmaktadır.Dijital görüntüler artık yeni savaşların somut kanıtları sayılmaktadırlar.Henüz gerçekleşmemiş bir olay suç,henüz gerçekleşmemiş bir suçta güvenliği tehdit etme bahanisiyle saf dışı edilmeye çalışılmaktadır.Sanal Savaşlar bu yüzden bana göre hiç bitmeyecek gibi gözüküyor.Çünkü günümüzde güvenlik saplantısı adeta kodlanmış bir görüntü silsilesi haline gelmekte.

Macline : İzleyiciler açısından bakılınca günümüzde savaş kavramı nasıl algılanıyor;yüzyıllarca korkutucu ve endişe verici psikolojik sonuçlar getiren savaş kavramı 21.yüzyılda adeta TV’den çıkıp zihinde sanallaşan bir başka deyişle sadece duyulan ya da bakılan bir konu olarak algılanıyor?

İzleyiciler tarafından bakıldığında  21.yüzyılın bu teknolojik savaşları adeta hiç yaşanmamış gibi.Televizyondaki savaş görüntüleri izleyici üzerinde bir uyuşturucu etkisi yaratmış ve televizyon  kapatıldığında sanki savaş bitecekmiş gibi algılanmaktadır.Çünkü gerçek savaşlar,hep sanal bir savaşın gölgesinde devam etmiştir.Ülkelerin savaşlarının perde arkasında devam eden bu savaşın gerçek adı “Sermaye Savaşları”dır.

Macline: Günümüzde –sanal- insanın savaşı neye karşı yaşanmakta ve etkileri nelerdir?

Tarih boyunca her savaş kendi seyircini yaratmış,dolayısıyla sanal insanın savaşı da bugün sanal ortamda gerçekleşmeye başlamıştır.Sanal insanın savaşında görülebilir olan savaş  tıpkı büyülü bir film gibi hiç bitmeyen bir şekilde kendini yenilemekte ve  gerçeğin yerini almaktadır.Aşırı gerçekçi görüntülerle gelen hissisizleşme ve yorgunluk bu savaşın bireyler üzerindeki en kalıcı savaş yaraları haline dönüşmektedir…

Macline : Savaş ve bunun yarattığı sektör hakkıda ne düşünüyorsunuz?

Sanal savaşların önemli bir yönüde hazzın tüketilmesi ile ilgili olduğunu düşünüyorum.Sinema ve oyun  sektörü savaşın neye benzediğine dair bu kodlamayı gerçeküstü bir biçimde endüstiri ile yapmıştır.Bu yaratılan sanal görüntüler,gerçek savaş görüntüleriyle bir araya geldiğinde gerçekliği adeta  ekranın ötesine itmektedir. Böylelikle hedefe kitlenen pilot ile ekrana kitlenen seyirci arasında bir fark kalmamaktadır.Sanal Savaşlar artık bireyin 21.yüzyılda askeri fantezilere ulaşımasının  yeni bir yolu.

Macline: Sanal Savaşlar’da sanat ve fotoğraf severleri neler bekliyor?

Seyirciler,sergide geçmişten günümüze savaş kavramının değişimine tanık olurken hem savaşın sanatsal bir eleştirisini izleme,hem de bugün savaşın bizlerin üzerindeki etkisini  izleme şansına sahip olacaklar.

Macline: Eserlerinizin teknik detaylarından ve kompozisyon detaylarından bahseder misiniz? 

Burda fotoğrafın yüzeyinde iki savaşın varlığından söz edebiliriz.Alt zeminde bulunan savaş görüntüleri geçmişte gerçekleşen top ve tüfekli savaşları,üst katmanda yer alan elektronik devreler ise günümüz savaşlarını(enformasyon akışını) temsil etmektedir.Eski sergime oranla bu sefer elektronik  devreleri daha sık ve net görürken figürlerin flulaşmasına tanık olacaksınız.Bunun nedeni savaşı evlerimizde izlerken bize ekranın (entegrelerin,devrelerin,cep telefonlarının,bilgisayarların) gerçek savaştan daha yakın olmasından kaynaklanıyor.Dolayısıyla hayatımızda daha fazla yer kaplayan teknoloji ve onun içerikleri ön plana çıkarken gerçek savaşa hep uzak kalıyoruz.Bu yüzden çalışmlarımda savaş sahnelerini,figürlerini hep flu bir şekilde kurgulamayı tercih ettim.Gördüğünüz çalışmların birçoğu dünyanın önemli savaş müzelerinin veya koleksiyonlarının (bazılarının özel izinle) fotoğraflanmasıyla ve tarafımdan özel olarak kurgulanmasıyla ortaya çıkmıştır.

www.alialisir.com

ali@alialisir.com

.

Reklamlar