FOTOGRAF VE SIYASI IKTADARLARIN IMGELERI

Günümüz tasavvur edilemez bir karmaşa ve düşünce türbülansları geçiriyor. Karşıt kavramlar ve zıt kutuplar birbirlerine karışıyorlar. Sanal ve gerçeklik kavramları karşıt olmaktan çok şaşırtıcı bir biçimde birbirine dönüşme potansiyeli olan iki olgu olarak karşımıza çıkıyor.Gerçeklikten sanal ve hiper gerçekliğe, mekandan siber mekana, toplum ve devletten de siber kültür ve sibermetik devletlere kadar yaşadığımız çağ  hızlı bir şekilde kabuk değiştiriyor.

Bu hızlı değişim iletişim ağlarının yaygınlığı ve medyatik etki ile bilginin ve haberin çok hızlı bir şekilde görünüp aniden silinmesine neden oluyor.Modern dönemde temelinde rasyonel olan bir gerçeklikten güç alan fotoğrafta teknolojiyle beraber sayısal bir imge düzeyine geçişini tamamlamıştır. Sayısal bir düzlemde imgelerin taşıdığı anlam artık değiştirilebilmektedir.(Üstelik temelinde “doğru” yada “gerçeğe” uyumlu herhangi bir bilginin bulunması da gerekli değildir) Bu noktadan itibaren herhangi bir gerçeklikle kıyaslanması da mümkün olmayacaktır.

Dijital görüntü üretimi aslında çağımızın siyasi yapısıyla ilgili bize bir çok ipucu vermektedir. Kodlanan görüntüler ile gerçekleştirilen bu “yeniden canlandırma” gerçeğin yeniden ve sonsuz kere üretilmesini sağlamaktadır.Bu üretim aşamasında sayısal kodların işlenmesi eskiye oranla artık çok daha kolaydır. Çünkü bütün sonucu değiştirmek için sadece kodu oluşturan rakamın yerini değiştirmek yeterlidir. Sözgelimi bir görüntünün negatifini elde edilmek isteniyorsa görüntüyü oluşturan “1” lerin yerine “0” koymak yeterlidir.

Görüntülerdeki bu basit yer değiştirme tekniği bugün medyada imgenin taşıdığı asıl anlamı değiştirmek için kullanılmaktadır. Bir imgenin anlamı onun hemen önüne gelen başka bir görüntüyle yer değiştirilerek anlam bozulmasına uğratılmaktadır.(1-0-1-1-0-1)  Bu bir nevi gerçeğin manipüle edilmesi anlamına da gelmektedir.

Haber içerikleri ve yayılımı bu kodlamalar üzerinden değişikliğe tabi tutulmaktadır. Televizyondaki olaylar, olay tasviri ile aynı şeylermiş gibi ele alınmaktadırlar.(1 ve 0 lar yer değiştirmiştir) Ve kitle iletişim araçlarının etkisiyle gerçeklik yapay olarak tekrar üretilir hale gelmiştir.Bu hiç şüphesi bugün kitle iletişim araçlarının gücünü elinde tutan siyasi iktidarların elinde bir tür silaha dönüşmüş durumdadır. Artık siyasi iktidarlar rasyonel bir ideolijiden güçlerini almamaktadırlar. Güç iktidarların elinde bir tür manipüle etme becerisine dönüşmüştür. Sürekli kitle iletişim araçlarıyla görüntü üreten ve imgeleri bozuma  uğratan siyasi yapılar gerçekle-sahte arasındaki farkı yok etmiştir.

Fotoğrafın geçmiş süreçteki tarihi belgeleme, gerçekliğini yansıtma  işlevi bir nevi bu süreçte tarihi ve günümüzü manipüle etme gücünün etkisi altına girmiştir.Fotoğrafla kodlanan ve neredeyse gerçeğin tüm salt özelliğine sahip bu hareketli ve durağan görüntüler siyasi iktidarların elinde bir virüs gibi sürekli çoğaltılmak tadır. Orjinal olan ise eski gücü ve içeriğini kaybedip adeta kopyalar haline dönüşmüştür. Tarih ve toplumsal bellek ile kurulan bağ zayıflamıştır.

Ekonomi, Politika, Siyaset de bütün bu çözülmenin bir parçası haline gelmiştir. Real ekonominin yerini Sanal Ekonomi, politika ve siyasetin yerine ise yeni medya düzenin hakim olduğu bir dönem almıştır.Bu gerçek olanın geri gelmesini artık olanaksız bir hale getirmektedir. Kurgusal ve sürekli yeni imajlar üreten ve kaynağı belli olmayan bir gücün ise artık belli bir modeli yoktur. Bu yüzden kendisi de gerçekliğin hedefi olmaktan çıkmıştır.

Sürekli yayında olan kitlesel iletişim araçlarının bilgi akışını kesmek artık mümkün değildir. Televizyonu kapatmak yada bilgisayarın fişini çekmek nasıl elektriğin ve var olan ağın varlığını ortadan kaldırmıyorsa artık imgelerin yeniden üretilmesi ve bunun toplum üzerindeki manipülatif etkisini de ortadan kaldırılmak günümüzde mümkün olmayan bir hale gelmektedir.

Ali Alışır – 2010

ali@alialisir.com

http://www.alialisir.com

Reklamlar