FRAKTAL BIR YUZYILIN IMGELERI 3

 

Gerçek günümüzde manipüle edilmektedir. Bu yeniden yapılandırma tabiki eskiden olduğu gibi yine egemen sınıfların ihtiyaçlarına uygun bir şekilde yapılandırılıyor. Bu bilgi akışının yoğunluğunda toplumsal bellek yitimi bir  tür virüs gibi çoğalmaya devam ediyor.

İmgelerin ve bilgilerin mutlak hakimiyeti yaşadığımız yüzyılda gazeteler, dergiler ve kitaplardan dijital platforma doğru kaymaya başlamıştır. Bu mekan değişikliği matbaanın icadından sonraki en büyük değişim hareketidir. M.Ö 10.000’li yıllarda fiziki mekan içinde eşzamanlı yaşayan topluluklar M.S 1400’lü yıllarda matbaanın keşfiyle beraber bilgi hareketini bedenden bağımsız bir hale getirmişlerdi. Bilgi artık dünyayı basılı bir metin olarak dolaşmaktaydı. M.S 1847-1950  arasında ise telgraf, telefon, faks, televizyon gibi buluşlarla beraber bilginin ulaşım hızı artmış ve eskiden belirli zaman ve makanlarda ulaşılabilen bilgiye herkes kolayca ulaşabilir olmuştu. Günümüzde ise internetin ve multimedya araçlarının kullanımı ile bilginin ulaşım hızı ışık hızına çıkmış ve bireyin farklı hız ve yönde hareketine göre bilgi de değişir bir hal almıştır.

Bir nevi atom boyutundan “bit” boyutuna geçiş yapan bireyin bilgi alış verişi de belirsiz, değişken ve akışkan bir hale gelmiştir.Bilgi bu uzun yolculuk serüveninde gerçek mekandan uzaklaşıp olası bir mekana, olay mekanından düşünce mekanına geçmiştir.Sınırlı bir alandan sınırsız bir alana yayılan bilgi artık sanal bir mekandadır. Sanal olma durumu birşeyin başka bir şey olma durumudur. Yani bir anlamda gerçeğin tüm özelliklerini taşıma potansiyelidir. Dolaşım ağındaki her bilgide bu dolaşım ağında başka bir bilgiyle değişime uğrar.

Günümüzde fotoğraf da icat edildiği ilk günden bu yana bu büyük devrimden nasibini alıyor : Bir tür eşzamanlı kitle aracına dönüşüyor.İmge aktarım aracı görevini üstleniyor.(Eskiden işlevi sadece imgeleri yakalamaktan ibaretti.) Görüntüler 1-0-1-0 olarak kodlanırken artık imgeleri de yapıbozumuna uğratabiliyor. Formüllerle üretilmiş bir imgenin gerçekte artık tam olarak ne olduğunu bugün bilemiyoruz.

Yaşadığımız bu çağda imge boyutuna daha fazla bilgi eklendikçe gelecek ile geçmiş, dijital dünya ile gerçek dünya arasındaki sınırlar daha kaotik-anlaşılmaz bir hal almaya başlıyor. Eskiden fotoğraflar  geçmiş bir zaman dilimide kaybolan anları temsil ederlerken günümüzde fotoğraf geçmiş,gelecek ve şimdiki zamanın sanki bir temsili gibidir. Bizi fiziksel dünyanın ötesine geçmeye çağırıyorlar.(dijital kodlamlar ile) Sadece “anlamı” değil, maddi dünyayı da bir anlamda çözülüme uğratıyorlar.

İmgelerden oluşan bu görüntü bombardımanı hepimizin zihinlerinde isteklere cevap veremeyen sonsuz bir şimdi yaratıyor. Görmek istemediklerimizi bize gösterir hale getirirken toplumsal bir yabancılaşmaya maruz bırakıyor. İmgeler yapay bir dünyadan hareket edilerek kendi gerçeğini yeniden üretir hale geliyor. Bu yüzden yaşadığımız çağ bilginin değil görüntülerin-anlık- egemen olduğu bir çağ haline gelmektedir.

Ali Alışır – 2010

www.alialisir.com

ali@alialisir.com

Reklamlar