FRAKTAL BIR YUZYILIN IMGELERI 1

 

1

20.yüzyıla kadar, sanatın en önemli özelliği toplumun “değerli” gördüğü herşeyi “doğru” olarak yansıtmasıydı. Fotoğrafın icadıyla beraber resim sanatının taklit-temsil ile tüm mekan ve anlam bütünlüğüde ortadan kalktı. Bir zamanlar sanat akımlarının doğmasına neden olan fotoğraf, tarih süresi içinde resim yapıtının fotoğrafını (çekip) çoğaltarak onun tek olma özelliğini de elinden aldı. Bu yolla sanat yapıtı artık yalnızca olduğu yerde değil birçok yerde görülebilir bir hale geldi.

Bir müzedeki yapıt, takvim yapraklarına, posterlere, kitaplara, t-shirlere basılabilir oldu. Kendi mekanında “tek” olan yapıt, görünütüsünün çoğaltılmasıyla beraber mekan değiştirip bir anlam kaybına uğramaya başladı.Yapıt artık müzedeki anlamından çıkıp gündelik hayatın içinde bambaşka bir anlama karıştı. Örneğin Da Vinci’nin La Jakond tablosu artık müzedeki anlamıyla bir manav dükkanındaki anlamı artık aynı değildi. Bu anlamların birbirine karışmaya başlaması, kopyanın orjinali etkilemesi  tartışmasınıda beraberinde getirdi.

2

Bir zamanlar sanat yapıtının imgesini etkileyen onu çoğaltan fotoğraf bugün yerini gazeteler, dergiler, bilgisayarlar ve televizyon ekranlarına bıraktı. Böylece  günümüzde imgelerin üzerimizdeki hakimiyeti sanat boyutundan gündelik hayata sıçramış oldu. İmgeler artık günümüzde temsil ettikleri gerçeklektikten daha fazlasını (hatta görmek istemediklerimizde) bize  göstermeye başlamıştır. İmgelerin içerikleri, teknoloji ve medya kurumlarının hakimiyetindeki ekranlar üzerinden bize dağıtılmaktadır. Bu görüntü bombardımanı tıpkı bir zamanlar resimde olduğu gibi aslının(orjinalinin) yerine göstergeleri konmuş bir gerçeklikten oluşmaktadır. Yani artık içeriği saptırılmış bir gerçekliğin hayatımıza egemen olmaya başladığı söylenebilir.(Günümüzde politikayı kamuoyu araştırmaları, reklamı testler, radyoda çalınan parçaları tüketici panelleri, sinemada oynatılan filmlerin sonunu ve afişlerini anketler, televizyon programlarını reytingler belirlemektedir.)

3

Belkide geçmişten günümüze yaşadığımız en büyük değişim, bugün imgelerinin kontrolünün, üretiminin ve dağıtmının dijital işlemcilere, yapay belleklere ve teknolojik iletişim araçlarına geçmiş olmasıdır.

Örneğin;“Bugün dünyada saniyede iki Barbie bebek satılırken 2,8 milyar insan günde iki doların altında parayla çalışmaktadır.Dünyada saatte bir milyon Coca Cola satılırıken avrupada iki milyon işsiz vardır.”Bu tür iki farklı kutuplarda oluşturulmuş gerçek habelerin içerikleri ve görsel şablonların dağılımı yapılırken,güç ve kontrol artık haberin kaynağından gelmemektedir.İmgelerin kontrolünün artık bizim hakimiyetimizden çıkmış olması bu gerçekliğin yoğunluğunu sürekli azaltıp,değiştirmektedir.İç içe geçen imgeler ve süreklilikleri haberin önemini zamanla kaybetmektedirler.Bu bağlamda görüntü üretiminin teknolojik seyri bugün bize siyasal, dinsel, ekonomik vs.. yapısıyla ilgilide çok tehlike uyarısında bulunmaktadır.

Bu kadar imge bolluğunda görecek birşey bulamamız ve hiçbirşeyin üzerimizde kalıcı bir iz bırakmaması bu sistemin fraktal bir yapısının bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor.Dolayısıyla gerçeklikle bağlantısı kopmuş imajlar üreten sanatta bu sistemin bir iz düşümü haline geliyor.

4

Modern dönemde geçmişin gerçeği olduğu gibi belgeleme ve kanıt olarak kullanma özelliği günümüzde tarihi manipüle etme gücüne dönüşmüştür.Artık fotoğraf sanatı içeriklerle değil görüntülerle uğraşmaktadır.Gerçeği yeniden üreterek “öz” ün anlam ve içeriğini değiştirmeye başlamıştır.İmgelerin ve görüntülerin bombardımanı ile kendine yabancılaşan insan günümüzde algıda gerçeğin bozulumunu yaşıyor.Fotoğraf tarihinin kısa ama hızlı serüveni günümüzde medya ağının ve teknolojinin gelişmesiyle belleklerimizi köşeye sıkıştırıyor.

Ve henüz yaşadığımız yüzyılın başındayız….

 

Ali Alışır – 2010

www.alialisir.com

ali@alialisir.com

Reklamlar