PHOTOSHOP MAGAZIN – ROPORTAJ


 

Aralık 2008 sayımızda sizinle yapılmış bir söyleşi yer almıştı dergimizde fakat okuyucularımıza anımsatmak adına tekrar sizi tanıyarak söyleşimize başlamak istiyoruz. Ali Alışır kimdir?

1996 yılında Yeditepe Üniversitesi Grafik bölümünü başarı bursuyla kazandım.Hem okul eğitiminden önce hem de eğitimim boyunca uzun bir süre bölümümün dışında resim çalışmalarında bulundum.Okulu bitirdikten sonra  İtalya’ya taşınma kararı aldım.Dijital teknolojinin fotoğraf sanatı ile geliştiği bir dönemde Floransa’da Academia Italiana’da Moda fotoğrafı üzerine master yaptım.Eğitimim boyunca fotoğrafın da resim gibi dijital ortamda işlenebileceğini deneyimledim.Tabi bunun yanında İtalya’nın o müthiş dokusu ve atmosferi o dönemdeki nerdeyse bütün sanatsal çalışmalarıma yansıdı. Kısaca,resim ile gelen yaratıcılığımın zaman içinde fotoğraf ile birleşmesinde yepyeni bir dünya keşfedip bu alanda keyifle ilerlemeye başladığımı söyleyebilirim.Moda çekimleri yaparken aynı zamanda sanatsal çalışmlarımıda sürdürüyorum.“Sanal Bedenler” isimli sergim Türkiye’de açtığım 3. Kişisel Fotoğraf sergim.Türkiye’de sanat ortamında gördüğüm eksiklikleri gidermek adına ise bugün Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümünde Öğretim Görevliliği yapıyorum.

Toplumsal kırılmayı ele aldığınız son serginiz “Sanal Bedenler” ile tekrar sizinle birlikteyiz. “Sanal Bedenler” fikri nasıl doğdu? Konsept için size ilham veren neydi?

“Sanal Bedenler” isimli sergim ile tüketim toplumunundaki bedenin ve bireyin konumunu sorgulamayı amaçladım.Çok fazla kitle iletişim arçalarını takip eden biri değilim.Ama bir sanatçı olarak uzaktan baktığımda toplumda bunun çok büyük yansımalarını ve etkilerini görüyorum.Eskiden “tehlikeli kitle” olarak adlandırdığımız bir gücün artık kalmadığını adeta büyük bir çoğunluğun toplumsal bir tepkisizliğe doğru itildiğini hissediyorum.”Üretime” dayalı gerçek ekonomi yerine sanal ekonominin seyrine tutsak olan bizlerin (hem siyasi,hem dinsel vs..) zihinsel olarak “travesti”leştiğini düşünüyorum. “Sanal Bedenler” isimli sergim bu eleştirileri ortaya koymak için kurgulanmış bir projeydi.

 

“Sanal Bedenler” ile sorguladığınız,  iletmeye çalıştığınız mesajlar nelerdir?

Yaşadığımız bu yüzyılda tüketim kültürünün bir sonucu olarak “Gerçek”liğin zorunlu olarak bir değişime uğradığını düşünüyorum.İnsanların sosyal ilişkilerinin yerini iletişim ortamlarında geçirdikleri elektronik makinaların aracılık ettiği yeni “Sanal” bir ortam aldı.İnsanların sahici yüzleri gitgide sanal bir dünyaya ait yüzlere dönüşmeye başladı.Asıl ile kopya,gerçek ile görünüş iç içe geçti.

Bir yandan da bedenin etrafı kitle iletişim araçlarıyla sağlık(grip ve virüsler) perhiz(ideal ölçüler),tedavi,arzu gibi söylencelerle kuşatılırken,bir yandan da beden bir yatırım nesnesi haline dönüştülrülmeye başlandı.Örneğin;Bir kadın dergisindeki bir modelin sıcaklığı ile modern bir mobilya takımının sıcaklığı eş değer olmaya başladı.Bu bir ambiyans sıcaklığından öteye gidemezken,erotik olan arzuya değil onun göstergelerine dönüştü.

Dolayısıyla cinsellik de artık sadece cinsellikte değil, başka birçok yerde karşımıza çıkmaya başladı(medyada, sinemada, edebiyatta).Aynı şekilde siyaset de siyasette değil artık başka bütün alanlara sıçradı.Dine,sanata,felsefeye, bilime… Futbol biraz siyaset,sanat biraz magazin, magazinde bugün biraz sanat oldu.

Ben bütün bu fotoğrafları kugularken,sistemin bu ters yüz edilişini ve transeksüel yapısını ortaya koymaya çalıştım.Üzerinde sürekli cinsel,siyasi ve dinsel manipülasyonlara tabi tutulan bireyin parçalanmışlığını ve çaresizliğini konu aldım.

O yüzden fotoğraflarımda görmüş olduğunuz klonlanmış bedenler başka bireylerde vücut bulmuştur.Arzu edilecek hiç bir yanı kalmamış androjin kimliklere dönüşmüşlerdir.

Özel konsept çalışmalarda model seçimi önemli olduğu kadar uygun model bulmak da kolay olmuyor genelde. Modelleriniz profesyonel mi hayatın içinden amatörler mi? Bu süreçten bahseder misiniz?

Bu sergi projemde kullandığım modellerin hepsi çevremden seçmiş oldugum amatör modeller ve yakın arkadaşlarımdı.Fotoğrafları kurgularken dikkat ettiğim en önemli nokta,modellerin kendi karakter özelliklerini yansıtmalarıydı.Yani fotoğrafını çektiğim insanlar eğer yaşlı iseler sert bakışlar ve duruşlar,genç ise daha sakin mimiklere sahip olmaları benim için  öncelikle tercih sebebi oldu.Fotoğraflardaki portreler ve bedenler tek bir kareden değil,birçok farklı yüzün,bedenin bir araya getirilmesinden oluştu.Bu yüzden bazen tek bir fotoğraf karesi için  (en uygun dudağı,gözü ve saçı hatta vücudu seçmek için) defalarca çekim yapmam gerekti..En zor kısmı ise çalışmaların prodüksiyon aşamasında gerçekleşti.Günlerce bazen haftalarca  bir fotoğrafla başka bir fotoğrafı uyumlu hale getirmek için prodüksiyon kısmında bilgisayarda zaman geçirdim.Bütün projenin başlama ve bitme süresi yaklaşık bir yılımı aldı.

“Sanal Bedenler” çekimlerinde istediğin sonuca ulaşmak için kullandığın donanımlar nelerdir?

Bu çekimlerde kullandığım modellerin ifadelerindeki ve duruşlarındaki ışığı kontrol etmek için stüdyo ortamına büyük bir softbox (kabin) inşa ettim ve ışığı belli bir bölgede topladım.Böylece modellerin ten dokularındaki koyu ve açık alanların farklılığını azaltmaya çalıştım.

Çekim esnasında kullandığım ışık sistemim Hensel.Makinam ise Canon 5d Mark II’idi.Sergideki fotoğraflar Epson Uğur Varlı Sposnsorluğunda 1.55 m ebadında işlenip ipek kağıtlara basıldılar.

 Dijital fotomanipülasyon aşamasına gelecek olursak çektiğiniz fotoğraflar ile deneme yanılma yolunu izleyerek mi kompozisyonlar kurguladınız yoksa önceden planladığınız kağıt üzeri eskizler üzerinden mi hareket ettiniz?

Ben bu tür çalışmaların çok planlı yapılabileceğini düşünmüyorum.Eğer çok profesyonel modellerle ve bir ekiple çalışmıyorsanız çoğunlukla deneme yanılma ile çıkan sonuçlar oluyor bunlar.Ama kafanızda ne yapacağınıza dair mutlaka bir plan,kurgu ve taslak olmalı.Modellerinizi ve ekipmanınızı bu yönde kullanmalısınız.Ben bu projeyi tek başıma sürdürdüğüm için elimdeki malzemerlerden bir sonuca doğru ilerledim.Bu süreç içinde çok okudum ve inceledim.Modellerimide bu konuda bilgilendirdim ve çekime hazırladım.

Kullandığınız Photoshop sürümü nedir? Montaj haricinde dijital boyama vb. başka yorumlamalar da var mı çalışmalar üzerinde?

Photoshop Cs3’ü kullanıyorum.Cs4’ün bir önceki versiyona göre oldukça başarısız ve eksikleri olan bir yazılım olduğunu düşünüyorum.Çalışmlarımda doku transferleri, klonlamalar,renk ayırımları ve çok hassas hesaplanmış wraplamalar var.Diğer olası problemlerin hepsini stüdyo ışığı ile çözdüm.

Önümüzdeki dönem fikri kafanızda oluşan yeni bir konsept çalışma ve sergi olacak mı?

Öncelikle yeri gelmişken belirtmek istiyorum.Sergiye sanat dünyasından birçok küratör,müzayedeci ve sanat eleştirmeni geldi.Hepsinin ortak düşüncesi  “Sanal Bedenler” isimli serginin bugüne kadar Türkiye’de açılmış en faklı ve marjinal dijital (kurgu-manipülasyon) fotoğraf sergisi olduğuydu.

Bu yüzden en kısa zamanda bu çalışmaların Newyork’ta sergilenmesini planlıyoruz. (Yeni işler dahil edilerek).Hemen arkasından da farklı mekanları dahil ettiğim bu bedenler üzerinden yeni kompoziyonlar kurgulamayı planlıyorum.

 

Photoshop Magazin okurlarına fotoğraf ve manipülasyon adına vereceğiniz tavsiyeler nelerdir?

Dijital fotoğraf makinalarının kullanım kolaylığı ve baskı teknolojisindeki gelişmeler ile artık herkes fotoğraf çekebilir hale geldi.Bunlar bence çok güzel gelişmeler.Ama ben ilerleyen zaman içinde yazılım(photoshop) kullanma beceresinin-pratik fotoğraf çekme tekniklerinden-daha öne çıkıp bu alanda daha fazla değer kazanacağını düşünüyorum.Bu noktada iyi bir eğitimin ve altyapının fotoğraf işleme ile birleştiğinde,çalışanlara çok büyük zenginlik kazandıracağını düşünüyorum.Bu konuda iyi olduğunu düşünen,kendine güvenen fotoğrafçı ve  tasarımcıların sürekli sergiler açmasını öneriyorum.Çünkü internet ortamında gördüğünüz çalışmaların malesef büyük bir çoğunluğu basılabilir değil. Dijital fotoğraf sanatı alanında sergiler açılıp gezilmeye başlandıkça bunun kültürel olarak bizleri zengileştireceğini düşünüyorum.

 Zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Derginizde yer ayırdığınız için ben teşekkür ederim…

Ali Alışır ile röportaj / Hüseyin Usta

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: